Lösemiyi Yenen Tuğba Aypaz, Sanatla Yeniden Hayata Tutundu
Lösemiyi Yenen Tuğba Aypaz, Sanatla Yeniden Hayata Tutundu
Denizli’de yaşayan ve henüz 7,5 yaşındayken lösemi tanısı konulan Tuğba Aypaz, tıbbi olarak umut kesilen bir süreçten sanatın iyileştirici gücüyle sıyrılarak hayata yeniden bağlandı. Ailesine hastalığın son evresinde olduğu ve sabaha çıkamayacağı söylenen Aypaz, bugün 22 yaşında sağlıklı bir birey olarak hem sanat çalışmalarını sürdürüyor hem de benzer zorluklarla mücadel eden hastalara ilham olmayı hedefliyor.
Çocukluk Yaşlarında Başlayan Zorlu Mücadele
Karaman Mahallesi’nde yaşayan elektrik teknisyeni Aslan Aypaz ile ev kadını Nesrin Aypaz’ın üç çocuğundan biri olan Tuğba Aypaz’ın yaşamı, 2012 yılında okulda geçirdiği rahatsızlıkla kökten değişti. Mide bulantısı, kusma, ateş ve sürekli uyku hali şikayetleriyle ilk olarak hastaneye kaldırılan Aypaz’a başlangıçta grip teşhisi konuldu. Ancak şikayetlerinin artarak devam etmesi üzerine Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan kapsamlı tetkikler sonucunda löseminin son evresinde olduğu belirlendi ve hemen tedavi süreci başlatıldı.
O dönem doktorlar, ailesine küçük kızın yaşama şansının çok düşük olduğunu ve sabaha çıkamayacağını ifade etti. Ancak Aypaz, yoğun bakımdan çıkarak bu ilk engeli aştı. Uzun ve meşakkatli tedavi sürecinde hastane odasında kara kalem çalışmaları yapmaya başlayan genç kızın resme olan ilgisi bu dönemde katlanarak arttı. İspanya’dan getirilen kordon kanı naklinin de gerçekleştirildiği süreçte; ailesinin, doktorların ve hemşirelerin desteğiyle Tuğba Aypaz, bir yıl önce lösemiyi tamamen yendi.
Sanatla Gelen Moral ve Gerçekleşen Hayaller
Tedavi sürecinde hayranı olduğu şarkıcı İsmail YK’nın kara kalem portresini çizen Aypaz, o dönem sanatçıyla telefonla görüşme fırsatı bulmuştu. Aradan geçen 14 yılın ardından bu hayali gerçeğe dönüştü ve Denizli’deki konserinde buluştuğu sanatçıya kendi elleriyle yaptığı resmi hediye etti. Aypaz bununla da kalmayarak Semicenk ve yazar Işıl Işık gibi hayranı olduğu diğer isimlerin de portrelerini çizerek kendilerine ulaştırdı.
Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü’nden mezun olan Tuğba Aypaz, yalnızca kara kalem çalışmalarıyla sınırlı kalmayarak kot pantolonların üzerine akrilik boyayla karakterler resmetti ve sanatını geliştirmeye devam etti. Hastalık boyunca azmini hiç kaybetmediğini belirten Aypaz, tedavi odasını resimlerle donatarak hem kendisine hem de kendisinden sonra aynı odada kalacak çocuklara moral kaynağı yarattı.
“Başka Hastalara Umut Olmak İstiyorum”
Yaşadığı zorlu süreci ve hayata bakışını paylaşan Aypaz, şu ifadeleri aktardı:
- 2012 yılında konulan teşhisin ardından ailesine son evrede olduğu ve sabaha çıkamayacağı söylenmişti.
- Mucizevi bir şekilde gözlerini açarak hayata tutundu ve tedavi sürecinde kendini tamamen resimlere ve bilgisayar oyunlarına verdi.
- Kaldığı hastane odasını süsleyerek kendisini sürekli geliştirdi ve çizim yapmayı asla bırakmadı.
- Doktorların, ailesinin ve hemşirelerin desteğiyle bu mücadelenin üstesinden geldi.
- Hastalığı yendikten sonraki en büyük hedefi, kendisi gibi tedavi gören diğer çocuklara ve hastalara umut aşılamak.
Anne Nesrin Aypaz ise kızının yedi buçuk yaşında başladığı bu zorlu mücadelenin başarıyla sonuçlanmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Kızının süreç boyunca hiç pes etmediğini vurgulayan anne Aypaz, aile olarak hep birlikte kenetlenerek bugüne geldiklerini ve genç kızın bugün 22 yaşında pek çok hayali gerçeğe dönüştürdüğünü belirtti.