Siemens ve NVIDIA İş Birliğiyle Otonom Üretim Dönemi Erlangen’de Şekilleniyor
Siemens ve NVIDIA İş Birliğiyle Otonom Üretim Dönemi Erlangen’de Şekilleniyor
Teknoloji dünyasının iki dev ismi Siemens ve NVIDIA, otonom üretim alanındaki stratejik ortaklıklarında önemli bir eşiği geride bıraktı. Almanya’nın Erlangen şehrindeki elektronik fabrikasında yeni nesil yapay zeka çözümlerini vitrine çıkaran ortaklık, üretim süreçlerini tamamen dönüştürmeyi hedefliyor.
Yapay Zeka ve Dijital İkizlerle Dönüşüm
Ocak 2026’da Las Vegas’taki Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) duyurulan yapay zeka odaklı üretim tesisi kurma hedefi, Erlangen’deki fabrikada aktif üretim devam ederken pratik testlerle hayata geçiriliyor. Şirket tarafından paylaşılan bilgilere göre, otonom uygulamaların devreye alınma süreçlerini hızlandırmak ve üretim planlamasını çok daha uyarlanabilir hale getirmek amacıyla yapay zeka ile dijital ikiz teknolojilerinden üst düzeyde yararlanılıyor.
Farklı endüstriyel sektörlere ilham vermesi amaçlanan bu laboratuvar niteliğindeki tesiste, yapay zeka teknolojisi üretimin temel işletim sistemi konumuna getiriliyor. Amaç, ürünlerin değer zincirinin her aşamasında tasarlanma, üretilme ve nihai kullanıcıya ulaştırılma biçimini kökten değiştirmek. Bu kapsamda önümüzdeki aylarda pek çok yeni uygulamanın da hayata geçirilmesi planlanıyor.
Mühendislik Süreçlerinde Çarpıcı Tasarruf
NVIDIA’nın yapay zeka, simülasyon ve hızlandırılmış hesaplama teknolojileri ile Siemens’in endüstriyel yazılım, otomasyon ve üretim birikiminin harmanlandığı yeni çözümler 10 aydan kısa bir sürede geliştirildi. Doğrudan sahada test edilen bu sistemler, gerçek üretim dinamiklerine tam uyumlu yapılar kurulmasını sağlarken; ürün geliştirme ve planlama aşamalarında da belirgin verimlilik artışları vadediyor.
Özellikle Erlangen tesisinde üretilen sürücüler ile frekans konvertörlerinin temelini oluşturan yeni baskılı devre kartı (PCB) montajlarında sanal üretim hazırlığı, mühendislik iş yükünü yüzde 85 oranında düşürebiliyor. Benzer şekilde, pazara sunma süresini de yüzde 40’a kadar kısaltmak mümkün hale geliyor.
Klasik yöntemlerde görüntü işleme sistemlerini eğitebilmek için fiziksel prototiplerin beklenmesi ve kontrol ekipmanlarının elle yapılandırılması kalite kontrol hazırlık süreçlerini uzatıyordu. Yeni geliştirilen yaklaşım sayesinde, yapay zeka sistemleri PCB montajlarının dijital ikizlerinden fotogerçekçi görseller üretiyor. Böylece mühendisler, henüz fiziksel prototipler ortada yokken bile kalite kontrol hazırlıklarını eksiksiz şekilde tamamlayabiliyor.
Yapay Zeka Ajanlarıyla Akıllı Üretim Planlaması
Tesisin üretim planlaması aşamasında devreye sokulan modern yapay zeka teknolojileri; kapasite, hammadde temini, teslimat takvimi ve üretim hatları arasındaki dengeyi en verimli biçimde kuruyor. Geçmişte planlamacılar kendi deneyimlerine dayanarak çeşitli kriterleri manuel olarak değerlendirirken, artık bu süreci bir yapay zeka ajanı destekliyor. Sisteme yeni siparişler düştüğü anda otomatik olarak farklı üretim senaryoları üretiliyor ve önceden belirlenmiş temel performans göstergelerine (KPI) göre her seçeneğin operasyona etkisi planlama ekibine sunuluyor.
Tüm bu öneriler üretime alınmadan önce, fabrikanın tamamını temsil eden dijital ikiz üzerinden titizlikle doğrulanıyor. Uçtan uca yapay zeka ajanlarına dayalı bu planlama mekanizması, yüzde 20’ye varan maliyet tasarrufu sağlarken; üretim operasyonlarının malzeme kıtlığı, ani siparişler veya değişen müşteri talepleri karşısında son derece esnek refleksler göstermesine imkan tanıyor.
Gelişmiş Teknolojilerin Entegrasyonu
Hayata geçirilen bu dönüşüm, Siemens’in sahadaki imalat ve yazılım tecrübesini NVIDIA’nın en yeni altyapı çözümleriyle buluşturuyor. Süreçte kullanılan NVIDIA Cosmos dünya modelleri kalite kontrol için gerçekçi eğitim verileri sağlarken; NVIDIA Factory Operations Blueprint ise üretim planları organize eden ve fabrikanın değişken ihtiyaçlarına uyum sağlayan yapay zeka ajanlarını besliyor. Öte yandan NVIDIA Omniverse kütüphaneleri, ekiplerin bu planlamaları gerçek fabrika verileriyle sanal ortamda simüle edip test etmesine olanak tanıyor.
Erlangen Tesisine 500 Milyon Avroluk Dev Yatırım
Güney Almanya’da 1971 yılında kurulan Siemens Erlangen fabrikası, bünyesindeki yaklaşık 1000 çalışanla takım tezgahları, batarya imalatı, proses ve ayrık imalat alanları dahil olmak üzere sanayi ve altyapı sektörleri için güç elektroniği ve otomasyon teknolojileri üretiyor. Uzun yıllardır yeni nesil dijital imalat teknolojilerinin üretim esnasında test edilip geliştirildiği tesiste; üretim, lojistik, kalite güvence ve bakım departmanlarında 100’den fazla yapay zeka algoritması aktif olarak görev yapıyor. Şirket tarafından yapılan 500 milyon avroluk dönüşüm yatırımıyla birlikte tesisin 2030 yılına kadar genişletilmesi hedefleniyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Siemens AG Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Endüstriler Başkanı Cedrik Neike, Almanya ve Avrupa adına en büyük tarihi fırsatın yapay zekayı veri merkezlerinin sınırlarından kurtarıp doğrudan fabrikalara indirmekte ve endüstriyel boyutta yaygınlaştırmakta yattığını vurguladı. NVIDIA iş birliğiyle Erlangen’deki elektronik fabrikasında bunun en somut örneğini sergilediklerini belirten Neike, yıllık yüzde 7 oranındaki verimlilik artışıyla fabrikanın dünyanın en ileri üretim merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Tesisin her yıl yaklaşık 3 bin müşteri ziyaretine ev sahipliği yaparak endüstriyel inovasyon için küresel bir buluşma noktası oluşturduğunu dile getiren Neike, sanayinin geleceğinin burada bugünden gerçeğe dönüştüğünü kaydetti.
NVIDIA Fiziksel Yapay Zeka Simülasyonundan Sorumlu Başkan Yardımcısı Rev Lebaredian ise fabrikaların yalnızca rutin işleri yürüten mekanlar olmadığını, aynı zamanda değişime hızla uyum sağlayabilmesi gereken yapılar olması gerektiğini belirtti. Yapay zeka ve simülasyon teknolojilerinin bu esnekliği sağladığını dile getiren Lebaredian, Siemens ile yıllara dayanan iş birliğini fabrika sahasında somut bir gerçeğe dönüştürdüklerini vurguladı. Fiziksel prototipler ortada yokken denetim sistemlerinin eğitilebildiğine ve gerçek dünyada herhangi bir değişiklik yapmadan önce üretim planlarının simülasyon ortamında test edilebildiğine dikkat çeken Lebaredian, bu ortaklıkla tüm dünya genelindeki otonom fabrikalar için örnek bir model oluşturduklarını sözlerine ekledi.