Erken Teşhis Hayat Kurtarır: Meme Kanserinde Tarama ve Bilinmesi Gerekenler
Erken Teşhis Hayat Kurtarır: Meme Kanserinde Tarama ve Bilinmesi Gerekenler
Dünya genelinde kadın sağlığını en çok tehdit eden rahatsızlıkların başında gelen meme kanseri, erken evrede tespit edildiğinde başarılı sonuçlar alınabilen bir hastalıktır. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ebru Menekşe, bu süreçte düzenli taramaların hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.
40 Yaş Sonrası Taramalar Neden Hayati Önem Taşır?
Uzmanlar, henüz herhangi bir belirti ortaya çıkmamışken hastalığı yakalamak amacıyla yapılan taramaların büyük bir avantaj sağladığını belirtiyor. Bu kapsamda, 40 yaş ve üzeri kadınların yılda bir kez mamografi çektirmesi öneriliyor. Meme kanserinin yalnızca ileri yaşlarda görülen bir rahatsızlık olduğu algısı gerçeği yansıtmamaktadır; “Ben daha gencim, bu hastalık bende görülmez” düşüncesi son derece yanlıştır.
Kişinin risk profili belirlenirken yaşı, kişisel özellikleri, genetik yapısı ve aile geçmişi bir bütün olarak ele alınmalıdır. Özellikle aile bireylerinde genç yaşta ortaya çıkan meme kanseri, birden fazla meme veya yumurtalık (over) kanseri vakası, her iki memede de görülen kanser öyküsü ya da erkeklerde rastlanan meme kanseri durumları, genetik açıdan detaylı bir değerlendirmeyi zorunlu kılabilir.
Aile öyküsü incelenirken yalnızca anne tarafı değil, baba tarafı da dikkate alınmalıdır. “Ailemde bu hastalık hiç görülmedi, dolayısıyla hiçbir riskim yok” ya da tam tersi “Annemde vardı, kesinlikle ben de yakalanacağım” şeklindeki katı inanışlar doğru değildir. Aile geçmişinin bulunmaması riski tamamen ortadan kaldırmaz.
Bununla birlikte, bazı kadınlarda kalıtsal faktörler nedeniyle meme kanseri riski belirgin bir artış gösterebilir. BRCA1 ve BRCA2 genlerinin yanı sıra PALB2, TP53, PTEN, ATM ve CHEK2 gibi genlerde meydana gelen patojenik değişimler de bu riskle doğrudan ilişkilendirilmektedir.
Hangi Belirtiler Dikkate Alınmalıdır?
Vücutta fark edilen bazı değişimlerin kesinlikle göz ardı edilmemesi gerekir. Memede yeni oluşan her kitle doğrudan kanser anlamına gelmese de, özellikle sonradan beliren ve giderek belirginleşen yapıların mutlaka bir uzman tarafından incelenmesi şarttır.
Bunun yanı sıra şu bulgular da yakından takip edilmelidir:
- Meme formunda veya büyüklüğünde meydana gelen farklılıklar
- Ciltte içe doğru çekilme veya kalınlaşma belirtileri
- Meme ucunda sonradan gelişen içe doğru çökmeler
- Tek taraflı ve özellikle kan karakterli meme başı akıntıları
- Portakal kabuğunu andıran cilt görünümü
- Koltuk altında sonradan ortaya çıkan kitleler veya şişlikler
Açıklanamayan yeni bir durumla karşılaşıldığında “nasıl olsa kendiliğinden geçer” diyerek beklemek yerine, vakit kaybetmeden bir hekime başvurulmalıdır.
Mamografi ve Ultrason Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Tarama çalışmalarının temel amacı, henüz kişi tarafından fark edilmeyen tümörleri henüz çok erken evrede yakalamaktır. Bu noktada mamografi, en temel ve etkili tarama yöntemleri arasında yer alır.
Ultrason ise mamografinin doğrudan bir alternatifi değildir. Mamografi, küçük kireçlenmeleri (kalsifikasyonları) ve erken dönemdeki doku değişimlerini saptamada son derece değerlidir. Ultrason ise genellikle genç kadınlarda, yoğun meme yapısına sahip bireylerde veya mamografide tespit edilen bir bulguyu daha detaylı incelemek amacıyla tamamlayıcı bir tetkik olarak tercih edilir.
Halk arasında yaygın olan “mamografi tümör dokusunu çevreye dağıtır” inanışının hiçbir bilimsel dayanağı bulunmamaktadır. İşlem esnasında memenin sıkıştırılması bazı hastalarda kısa süreli bir rahatsızlık veya ağrı yaratabilir; ancak bu uygulama tümörü dağıtmaz. Aksine, meme dokusunu incelterek dokuların üst üste binmesini engeller, küçük bulguların net bir şekilde görülmesini sağlar, hareketliliği azaltır ve elde edilen görüntünün kalitesini yükseltir.
Mamografinin X-ışını kullandığı ve radyasyon dozunun sıfır olmadığı doğrudur; fakat kullanılan miktar oldukça düşüktür. Burada asıl odaklanılması gereken nokta, radyasyon ihtimalini tamamen yok saymak değil, bu düşük dozun getirebileceği olası riskleri, erken tanının kazandıracağı hayat kurtarıcı avantajlarla birlikte tartmaktır.